a catch - Türkçe İngilizce Sözlük

a catch

"a catch" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 5 sonuç

İngilizce Türkçe
Modern Argo
a catch i. çok iyi pazarlık
a catch i. çok iyi iş anlaşması
a catch i. iç sahanın dışında yapılan sayı atışı (beyzbol)
a catch i. uygun bir eş
a catch i. tam evlenilecek, sevgili olunacak kişi

"a catch" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
a catch-all term i. kapsamlı/kapsayıcı terim
catch a glimpse f. görür gibi olmak
catch a cold f. nezle olmak
catch a glimpse f. bir an için görmek
catch a chill f. üşütmek
catch a glimpse f. gözüne ilişmek
catch in a trap f. kapana kıstırmak
catch in a trap f. kapana kısılmak
catch a smell f. koku duymak
catch a scent f. koku duymak
catch a whiff of f. -in kokusunu duymak
catch a disease f. bir hastalığa yakalanmak
catch a chill f. soğuk almak
catch a cold f. şifayı kapmak
catch a mouse f. fare yakalamak
catch a bird f. kuş yakalamak
catch a fish f. balık yakalamak
catch a fish f. balık tutmak
catch a connecting flight f. aktarmalı bir uçuşa yetişmek
catch a jellyfish f. denizanası yakalamak
catch a flight f. uçuşu/uçağı yakalamak
catch a flight f. uçuşa yetişmek
catch a flight f. uçağa yetişmek
have a plane to catch f. uçağa yetişmesi gerekmek
catch a cold f. soğuk algınlığına yakalanmak
catch a heel f. topuğu bir yere takılmak
catch a bus f. otobüsü yakalamak
catch a criminal f. suçlu yakalamak
catch a ball f. top yakalamak
catch a movie f. sinemaya gitmek
catch a movie f. sinemada film izlemek
with a catch in one's voice zf. duygusal bir sesle
with a catch in one's voice zf. sesi titreyerek
with a catch in one's voice zf. tıkanarak
İfadeler
with a safety catch expr. sustalı
there's always a catch expr. hep bir bityeniği var
Atasözü
set a thief to catch a thief çivi çiviyi söker
a drowning man will catch at a straw denize düşen yılana sarılır
set a thief to catch a thief bir hırsızı ancak bir başka hırsız yakalar
you must lose a fly to catch a trout kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez
set a thief to catch a thief dinsizin hakkından imansız gelir
you must lose a fly to catch a trout kaz gelen yerden tavuk esirgenmez
Konuşma Dili
catch a smooch f. öpüşmek
catch a smooch f. öpücük almak
just catch your breath a minute expr. dur da biraz soluklan
quite a catch expr. çok çekici
quite a catch expr. çok uygun bir eş
Deyim
a catch to (something) i. mahzur
a catch to (something) i. engel
a catch to (something) i. güçlük
a catch to (something) i. sorun
a catch to (something) i. dezavantaj
a catch to (something) i. aksaklık
a catch to (something) i. mani
a catch to (something) i. pürüz
a catch to (something) i. handikap
a catch to (something) i. dezavantaj
a catch to (something) i. bityeniği
a catch to (something) i. sıkıntı
a catch to (something) i. aksaklık
a catch to (something) i. pürüz
a catch to (something) i. problem
a catch-22 situation i. açmaz bir durum
a catch-22 situation i. çözümsüz bir durum
a catch-22 situation i. zor bir durum
a catch-22 situation i. güç bir durum
a catch-22 situation i. bir ikilem
a catch-22 situation i. çıkmaz bir durum
a catch to it i. şüpheli bir durum
a catch 22 i. zor/güç bir durum
a catch to it i. altında yatan bir sıkıntı/problem
a catch to it i. ilk bakışta görünmeyen bir hata/sıkıntı
a catch 22 i. kısır döngü
a catch 22 i. aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık durumu
a catch 22 i. açmaz
a catch 22 i. çözümsüz bir durum
a catch 22 i. arada kalınan bir durum
a catch to it i. bir bit yeniği
a catch 22 i. ikilem
a catch 22 i. çıkmaz
a sprat to catch a mackerel [old-fashioned] [uk] i. kaz gelecek yerden tavuğu esirgememe
(be) a sprat to catch a mackerel i. kaz gelecek yerden tavuk esirgememek
a sprat to catch a mackerel [old-fashioned] [uk] i. küçük bir risk alarak büyük bir kazanç sağlama
(be) a sprat to catch a mackerel i. büyük bir kazanç sağlayacak küçük bir risk (olmak)
(be) a sprat to catch a mackerel i. büyük kazanç sağlayacak küçük bir girişim/çaba (olmak)
a sprat to catch a mackerel [old-fashioned] [uk] i. küçük bir girişimle/çabayla büyük kazanç sağlama
throw a sprat to catch a mackerel f. kaz gelecek yerden tavuk esirgememek
set a sprat to catch a mackerel f. kaz gelecek yerden tavuk esirgememek
catch at a straw f. umutsuzluk içinde her çareyi denemek
catch someone at a bad time f. kötü bir zamanda yakalamak
catch a few rays f. güneş banyosu yapmak
catch someone at a bad time f. birisini kötü bir zamanda yakalamak
catch a cold f. üşütmek
catch a disease from someone f. biriden bir hastalık kapmak
catch a few rays f. güneşlenmek
catch a falling knife f. (fiyatı) düşmekte olan hisseyi almak
catch a falling knife f. (fiyatı) düşerken hisse almak
catch a glimpse of someone f. birini bir an için görmek
catch a break f. bir şans yakalamak
catch a break f. eline fırsat geçirmek
catch a wink f. şekerleme yapmak
catch a wink f. kestirmek (uyku)
catch a tartar f. sert kayaya çarpmak
catch a tartar f. kendine nazaran çok güçlü olan biriyle karşı karşıya gelmek
catch a weasel asleep f. onun gibi kurnaz birini gafil avlamak
catch a weasel asleep f. onun gibi bir tilkiyi hazırlıksız yakalamak
catch a break f. rahat bir nefes almak
catch a break f. rahatlamak
catch a break f. fırsat/şans yakalamak
catch a break f. kuraklık vs. biraz kırılmak
catch a break f. sorunu çözmeye yönelik yeni bir bilgi bulmak
catch a break f. rahatlamak
catch a break f. bir sorunu çözme fırsatı yakalamak
catch a break f. şansı dönmek
catch a break f. özel/iyi bir anlaşma yapmak
catch a break f. (şans) yüzüne gülmek
catch a break f. rahat bir nefes almak
catch a break f. fırsatını elde etmek
catch a break f. (fırsat) eline geçmek
catch a break f. ipucu yakalamak
catch a break f. özel/iyi bir indirim almak/yakalamak
catch a break f. bir rahatlama yakalamak
catch a break f. fazladan/ekstra bir indirim daha almak
catch a break f. başı beladan çıkmak/kurtulmak
catch a tiger by the tail f. tehlikeli olabilecek/zor bir işe atılmak
catch a tiger by the tail f. tehlikeli olabilecek/zor bir işe kalkışmak
catch a tiger by the tail f. kurdu kulaklarından yakalamak/tutmak
catch a tiger by the tail f. ayının inine girmek
catch a tiger by the tail f. tehlikeli olabilecek/zor bir işe girişmek
catch a tiger by the tail f. aslanı kuyruğundan yakalamak/tutmak
catch a tiger by the tail f. sert kayaya çarpmak
catch a tiger by the tail f. zora çatmak
catch a weasel asleep f. bir gözü açık uyuyanı atlatmak
catch a tartar f. belaya çatmak
catch a tan f. bronzlaşmak
catch a snooze f. uyuklamak
catch a weasel asleep f. her an tetikte olan birini atlatmak
catch lightning in a bottle f. önemli bir başarıya imza atmak
catch lightning in a bottle f. zoru başarmak
catch a snooze f. şekerleme yapmak
catch lightning in a bottle f. imkansızı başarmak
catch a tartar f. sert kayaya çatmak
catch a tiger by the tail f. yılanın kuyruğundan tutmak
catch a snooze f. uzanmak
catch a tartar f. boyundan büyük birine veya bir şeye denk gelmek
catch a tan f. güneşin altında yatmak
catch a tiger by the tail f. iki seçeneği de zor/tehlikeli olan bir işe girmek
catch a snooze f. kısa bir süre uyumak
catch a weasel asleep f. tilki uykusuna yatan birini gafil avlamak
catch a tiger by the tail f. kızgın tavayı sapından tutmak